1 Ekim 2015 Perşembe

Bu hafta neler öğrendim?

Ben bir şeyler öğrendim serisini her Pazartesi yayınlayacağımı önceki yazımda söylemiştim. Aradan 2 hafta geçti. Önceki Pazartesi bu yazıyı yazmayı unutmuşum. Bu yazımda iki haftayı da telafi edeceğim.


Su aygırılar memeli otçul hayvanlardır ve süt salgılarlar. Su aygırıların sütleri pembe renklidir ve az miktarda salgılanır. Bu nedenle insanların içmesi için satılmaz. Su aygırılar karaya çıktıklarında hızlıca su kaybederler ve vücutlarında güneş yanığı oluşur. Bu yanıkların önlenmesi için Hipposudoric ve Norhipposudoric acid salgılanır.

Hipposudoric açık kırmızı, Norhipposudoric ise açık turuncu renktedir ve bu salgılar süte karışarak sütün pembe renkli olmasına neden olurlar.

Astronotlar uzaydayken yer çekiminin olmaması nedeniyle boyları 4-5 cm kadar uzar. Bu uzamanın nedeni azalan yer çekimiyle beraber omurilik sıvısının genleşmesidir. Astronotlar dünyaya döndükten sonra 10 gün içerisinde eski boylarına geri dönerler. Bu uzamanın ve kısalmanın insan vücudunda ağrıya neden olup olmadığını bilmiyorum şu an. Eğer öğrenebilirsem bir sonraki yazıda bunu da ele alacağım.


Sırada yağmur yağdığında oluşan o büyüleyici kokunun oluşma nedeni var. Bu kokunun nedeni toprakta bulunan sporlar. Sporların üzerine yağan yağmur buharlaştığında bakteri sporları havaya kalkıyor ve taaaa bizim burnumuza doğru geliyor. Toprak kokusu olarak da adlandırdığımız bu huzur verici koku aslında topraktaki sporların kokusu yani.


F klavye ile daha hızlı yazarsınız.
Evrensel klavye ilan edilen ve benim de şu an kullandığım Q klavye aslında insanların daha yavaş yazması için ortaya çıkmıştır. Bir rivayete göre, insanların dakitolayla hızlı bir şekilde yazması uzun kollu harf baskılarının kağıda çarpıp geri dönmesi sırasında takılmasına yol açıyordu. İşte Q klavye bu yüzden icat edildi, galiba. (Rivayet demiştim ya)

Tam ben bu yazıyı yazarken edindiğim bir bilgiye göre Beşiktaş, Gençlerbirliği ile 1-1 berabere kaldı ve bu maçta Beşiktaşın ligdeki üç bininci golünü Gökhan Töre attı.

Hadi ekstra bir bilgi daha vereyim de bir hafta verdiğim aranın telafisini de yapmış olurum belki. :D

Tıpkı insanların parmak izlerinin birbirinden farklı olması gibi köpeklerin burunlarındaki izler de birbirinden farklıdır. :)

Görüşmek üzere.

EK BİR BİLGİ DAHA: Tam yazıyı yayınlayacakken Blogger'da yazı etiketlerinin tamamının 200 karakteri geçemeyeceğini öğrendim. Bu da Blogger'ın bir sınırlaması. Amma velakin beleş sistem, kullanıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder